BAŞKAN
ÜYELER
AKADEMİ
HABERLER
MBB KÜLTÜR YAYINLARI
DATA MARMARA
İLETİŞİM
Bağlantı başarılı bir şekilde kopyalandı.

ŞEHİRLERDE YAĞMUR SUYU KULLANIM STRATEJİLERİ ÇEVRİMİÇİ SEMİNERDE ELE ALINDI

Dünya Su Günü’nü karşılarken Marmara Belediyeler Birliği, “Şehirlerde Yağmur Suyu Kullanım Stratejileri” konulu çevrimiçi semineri 18 Mart 2021, Perşembe günü gerçekleştirdi.

Webinar programının moderatörlüğünü İSKİ Genel Müdür Yardımcısı Begüm Çelikdelen üstlenirken İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Baysal Tanık, İTÜ Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayriye Eşbah Tunçay, Danimarka Aarhus Su İdaresi Su Yeniden Kullanım Başmühendisi Pia Jacobsen ve WWF Türkiye Doğa Koruma Sorumlusu Ayşe Doğrubak Kiriş konuşmacı olarak yer aldı.

Marmara Belediyeler Birliğinin çevre hassasiyetiyle kurulmuş bir birlik olduğuna dikkat çeken Begüm Çelikdelen, su ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarına, suya gösterdiği hassasiyet ve çevre konusundaki değerli çalışmalarından dolayı Marmara Belediyeler Birliğine teşekkürlerini ileterek programı açtı.

YAĞMUR SUYU KULLANIMI ARTIK ÜLKELERİN GÜNDEMİNDE ÖNE ÇIKMAYA BAŞLADI  

İTÜ İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Baysal Tanık, “Yapılar ve iç mekânda yağmur suyundan yararlanma yöntemleri” konulu sunum gerçekleştirdi.

Yağmur suyunun önemli bir alternatif su kaynağı olduğunu vurgulayan Tanık, “bina içi yağmur suyu yönetimi ile şebeke suyu kullanımı azaltılabilir. Sulama suyu için şebeke sularının kullanılması hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli bir kayıptır. Yağmur hasadının üstünlükleri bulunmaktadır. Yatırım ve işletme maliyeti genel itibariyle düşük olmaktadır ve inşaatı ve işletmesi kolaydır. Elde edilen su bedelsizdir, arıtmaya gerek duymadan kullanılabilir ve mevcut şebeke suyu ile entegre edilebilir ve bu sayede mevcut su kaynaklarının korunmasına yardımcı olur. Sel riskini azaltarak alıcı ortamlara taşınacak kirlilik yükünü azaltır” dedi.

YAĞMUR SUYU HASADI TÜM KENT ÖLÇEĞİNDE DÜŞÜNÜLMELİ

İTÜ Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayriye Eşbah Tunçay “Kentsel alanlarda yağmur suyu hasadı önemi ve uygulama yöntemleri” sunumunda, kent ölçeğinde tüm kentin yağmur suyu toplamak için bir alan olarak değerlendirildiğinde neler olabileceğini katılımcılarla paylaştı.

Kente bir bütün olarak bakıldığında su hasadının hem kamusal hem de özel alanda yapılmasını özendirmek ve konuya entegre yaklaşmanın önem arz ettiğinin altını çizen Tunçay, “Su herkesin hakkı ve doğadaki su döngüsünü kırmamak için kentlerimizi daha geçirimli hale getirmek ve yağmur suyunun bir kısmını da doğaya kavuşturmak gerekiyor ve bu sayede yeraltı suyu ve diğer canlılar da desteklenmiş olacak.  Kentin su master planı geliştirilmeli ve suyun hangi miktarda hangi alanda tutulacağı, kullanılacağı belirlenmeli. Mikroölçekte ise sitelerimizin içinde yağmur bahçesi zincirleri oluşturabiliriz. Binaların çatılarından gelen suyu öncelike hem doğayla buluşturan hem biraz arındıran daha sonra sarnıca alan bir sistem olabilir.” dedi.

KENTSEL YAĞMUR SUYU KULLANIMINDA DANİMARKA AARHUS ÖRNEĞİ

Danimarka Aarhus Su İdaresi Su Yeniden Kullanım Başmühendisi Pia Jacobsen “Kentsel yağmur suyu kullanımında Danimarka Aarhus örneği” konulu sunumuna Aarhus şehri ve Su İdaresi hakkında bilgiler vererek başladı.

Danimarka’da içme suyunun tamamının yeraltı suyundan karşılandığını ve içme suyu kullanımında 2040’larda kişi başı günlük 60 litre miktarını öngördüklerini belirten Jacobsen, sözlerine şöyle devam etti: “alternatif su kaynakları ile ilgili olarak müşteriler artık daha fazla merak içindeler ve hangi kalitede suyun hangi amaçla kullanılacağına ilişkin sanayiden ve özellikle çamaşırhanelerden sorular alıyoruz. Suyun kullanımı için sürdürülebilir seçenekler sunmayı hedefliyoruz. Alternatif su kaynakları vatandaşlara yeni sürdürülebilir fırsatlar sunacak. Yağmur suyu hasadı ile birlikte gri su kullanımı uygulamalarının olduğu bütünleşik bir yaklaşımla çalışıyoruz.

2050 yılında arıtılmış su kulanımı ve artan yağmur suyu hasadı altyapısı ve uygulamaları ile alternatif su kaynakları Aaarhus şehrinin su ihtiyacının %20’sini karşılayacağını ifade eden Jacobsen “Yağmur suyunu bir değer olarak görüyoruz ve bütüncül bir yaklaşım sergiliyoruz. Hem rekreasyon amaçlı, hem de hanelerde kullanımı için stratejimizi geliştiriyoruz. İçme suyu temininin karbon ayak izi düşünüldüğünde yağmur suyunu kullanabileceğimiz yerlerde neden içme suyunu kullanalım ki diye kendimize soruyoruz. Yağmur suyu hasadı ile ilgili planlamalarımız mevcut. Bu kapsamda 10, 20 ve 100 yıllık fırtına durumuna göre modellemeler üzerinde çalışıyoruz. Yağmur suyundan su temini için ilk pilot uygulama 650 haneye göre ve 2000 kişilik bir nüfusa göre planlandı. Hesaplamalara göre günlük 85 m3 ve yıllık 31 bin m3 yağmur suyu kullanılacak. Binalarda yağmur suyu kullanımı ile doğada yağmur suyu kaynaklı taşkınların da önüne geçmeyi planlıyoruz”dedi.

DOĞA KORUMA PERSPEKTİFİNDEN YAĞMUR SUYU HASADI MOTİVASYONU  

WWF Türkiye Doğa Koruma Sorumlusu Ayşe Doğrubak Kiriş “Doğa koruma perspektifinden yağmur suyu hasadı motivasyonu” başlıklı sunumuna su döngüsü ile başladı. Kiriş: “Hepimizin bildiği bir su döngüsü var. Artan nüfus, betonlaşma, ormansızlaşma, toprak ve suyun buluşamaması, ekosositemlerin bozulması, suya olan talebin artması, suyun kirletilmesi gibi insan kaynaklı etkenlerle maalesef su döngüsü bozuldu. Toprak ve suyu buluşturabildiğimiz bir ekosistemde yüzey altı infiltrasyonu %50’lere kadar ve yüzey akışı %10’larda olurken artık kentsel alanlarda yüzey akışını %55’lere kadar artırmış durumdayız ve toprakla suyun buluşması %15’lere kadar düşmüş durumda” dedi.  

İzmir bölgesinden alınan topraklarla yapılan yağış simülasyonu örneği sonuçlarını paylaan Kiriş, beş farklı toprak yönetim modelinin yer aldığı simülasyonda;  kırsalda uygulanan konvansiyonel tarım uygulamalarında ve kentsel alanlarda yüzey akışı çok fazla olurken yeraltı su kaynaklarını besleme oranının çok az seviyede kaldığını gösterdiğini ve bunun da şu anki toprak yönetim şeklinin doğru olmadığını ve toprakla suyu buluşturamadığımızı gösterdiğini söyledi.

Webinarda gerçekleştirilen sunumlara aşağıdan ulaşabilirsiniz: