Marmara Denizi

Marmara Denizi tümüyle Türkiye’ye ait, dünya suları ile ilişkisi kuzeyde İstanbul ve batıda Çanakkale Boğazı ile sağlanan bir iç denizdir. Marmara Denizi’nin kirliliğe karşı korunması amacıyla birlik olunması, Marmara Belediyeler Birliğinin kuruluşunun önemli bileşenlerinden biridir.

Türk Bo­ğazlar Sistemi olarak tanımlanan Çanakkale ve İstanbul Bo­ğazı’ndan yılda yaklaşık 40 bin gemi geçerken, Türkiye’nin sanayi ve ticaret alanında lokomotifi olan şehirler ile tarımsal faaliyetler açısından önemli yetkinli­ğe sahip şehirleri Marmara Denizi’nin etrafında yer almaktadır. Marmara Denizi ile ilişkilendirilebilecek Marmara Bölgesi’nin nüfusu, Türkiye nüfusunun %30’undan daha fazladır ve nüfus artış hızı da Marmara Denizi çevresindeki şehirlerde daha yüksektir. Sayılan bu kentsel etkinliğin yanı sıra tarımsal, ticari ve endüstriyel etkinlik de Marmara Denizi üzerinde bir kirlilik baskısı yaratmaktadır. Ayrıca Almanya’dan do­ğan ve yaklaşık 3 bin km yol kat ederek neredeyse tüm Güney Do­ğu Avrupa’yı geçip Karadeniz’e dökülen Tuna Nehri yüzey akıntısı ile Marmara Denizi üzerinde kirliliğe yol açmaktadır. Bu kirlilik baskısı deniz ekosistemindeki tür çeşitliliğinden deniz kaynaklı besinlere, ulaşım faaliyetlerinden turizme kadar birçok başlıkta tehdit oluşturmaktadır.

Marmara Belediyeler Birli­ği, Marmara Denizi’ne tüm tarafları bir araya getirme misyonu ve çevre yönetimi perspektifi ile bakmaktadır:

  • Kentsel atıksuların deşarj edilmeden önce hassas deşarj kriterlerini sağlayacak seviyede arıtılması, Marmara Denizi’nde çözünmüş oksijen seviyesi ile tanımlanan kirlilik yükünü büyük ölçüde azaltacaktır. Bu nedenle belediyelerin atıksu arıtma proseslerinin iyileştirilmesi önem arz etmektedir.
  • Türk Boğazlar Sisteminde seyir halindeki ve demirlemiş konumdaki gemilerden kaynaklanan kirlilik ile şehir içi veya şehirlerarası deniz ulaşımından kaynaklanan kirlilik tehdidinin kontrol altına alınması gerekmektedir. Bu konuda bütüncül (havadan, denizden ve karadan) denetim seçeneklerinin çok taraflı olarak kurgulanması önem arz etmektedir.
  • Deniz çöpleri ve buna bağlı olarak mikro plastik kirliliği, etrafı metropollerle çevrili olan Marmara Denizi için oldukça önemli bir kirlilik unsuru durumundadır. Bu konuda denize kıyısı olan belediyelerin katı atık yönetimi ve cadde/sokak temizliği faaliyetleri belirleyici niteliktedir.
  • Marmara Bölgesi’nde kuzeyden ve güneyden yüzeysel akış ile Marmara Denizi’ne yayılı tarımsal kirlilik yük katılımı söz konusudur. Bu bağlamda tarımda kimyasal gübre kullanımı ve yüzeysel akışın kontrolü konuları önem arz etmektedir.
  • Marmara Denizi’nin kirliliği sadece etrafındaki kentsel yaşam ve endüstriyel faaliyetlere bağlı olmayıp, Karadeniz’den yüzey akıntısıyla gelen bir kirlilik yüküyle de yakından ilgilidir. Bu bağlamda Tuna Nehri ülkelerinin bir arada bulunduğu uluslararası organizasyonlarda yer almak önem arz etmektedir.
  • 2015 yılında Birleşmiş Milletlere üye olan ülkelerin ortak deklarasyonuyla küresel amaçlar olarak ilan edilen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları da Marmara Denizi’nin çevre yönetimi ile doğrudan ve dolaylı ilişkilendirilebilecek hedefler içermektedir. Marmara Denizi’nde etkin ve sürdürülebilir çevre yönetimi için 6., 11., 12., 13. ve 14. Amaçlar altındaki göstergelerin nesnel olarak takip edilmesi önem arz etmektedir.

 

Bağlantı başarılı bir şekilde kopyalandı.