yerel-yonetim-akademisi-ilk-egitim-programini-tamamladi

YEREL YÖNETİM AKADEMİSİ İLK EĞİTİM PROGRAMINI TAMAMLADI

11.04.2017

Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetim Akademisi ilk eğitim programını tamamladı. Yrd. Doç. Dr. Ülkü Arıkboğa'nın danışmanlığında yürütülen akademide, dört hafta süren eğitimlerin sonunda katılımcılar sertifika almaya hak kazandılar.

Yerel Yönetim Akademisi’nin ilk yarısında belediyelerde ekip liderliği, Türkiye’nin yönetim yapısı ve yerel yönetimler, belediyelerin yönetim yapısı, imar ve şehircilik, ihale sistemi ve etkin iletişim konularında eğitim verildi. Alanında uzman eğitmenler, anlattıkları konuları örnek vakalar ve deneyimleri ile destekleyerek paylaştılar. Akademinin ikinci yarısında ise gayrimenkul, çevre sorunları, zaman, afet yönetimi, hitabet ve etkili konuşma ve yerel yönetimlerde iş hukuku uygulamaları konularında verilen eğitimlerde katılımcılar sunumları ilgiyle takip etti.

Eğitim programının ikinci kısmı İSKİ I. Hukuk Müşaviri Av. Mahmut Kocameşe’nin Belediyelerde Emlak Yönetimi sunumuyla başladı. Tapuda kayıtlı olan ve olmayan taşınmazlar ve gemi sicili ana başlıkları altında taşınmaz tanımını yapan ve çeşitlerini detaylı olarak anlatan Kocameşe, taşınmazların edinme usullerini; imar uygulaması, satın alma, tahsis ve kiralama olarak özetledi.  Taşınmazların gelir amaçlı değerlendirilme yöntemleri hakkında bilgi veren Kocameşe, satış, devir, kiraya verme, tahsis, irtifak hakkı tesisi (yap-işlet-devret), kat karşılığı inşaat sözleşmesi, hasılat karşılığı inşaat sözleşmesi, hasılat paylaşımı yöntemi, alternatif gelir yöntemlerini (reklam alanları, otoparklar, büfeler) detaylıca masaya yatırdı. Kocameşe, sunumunda sınırlı ayni hakların mülkiyet kadar kuvvetli olmasa da taşınır veya taşınmazdan yararlanma hakkı veren ve kiradan daha kuvvetli bir hak olduğunun altını çizdi.

 

“HAYIR DEMEYİ ÖĞRENİN”

Takım ve İletişim Koçu Nurşen Kaya, katılımcılara zaman yönetimi eğitimi verdi. Kaya, eğitime zaman yönetiminin, zamanı mümkün olduğunca etkin, planlı kullanma ve denetleme sanatı olduğunu söyleyerek başladı. Zamanı yönetmenin olmazsa olmazının doğru karar vermek, amaç belirlemek, planlı iş yapmak, öncelikleri sıralamak ve yetki devretme gibi becerilere sahip olmayı gerektirdiğinin altını çizen Kaya, zaman tuzaklarına karşı uyardı: “Önceliklerin iyi belirlenmemesi, hayır diyememek, toplantıların ve telefon görüşmelerinin akılcı bir şekilde planlanmaması, işlerin ertelenmesi ve acelecilik zaman tuzaklarıdır. Planlamazsan bilemezsin, bilemezsen kontrol edemezsin, kontrol edemezsen düzeltemezsin.” Kaya, katılımcılara “Zamanı en iyi şekilde nasıl değerlendirebilirim?” sorusunu kendilerine sormayı alışkanlık haline getirmelerini tavsiye etti. Kaya, “Hayat kalitenizin artması için işi işte bitirin. Evde sadece özel ve sosyal hayatınızı yaşayın” diyerek sözlerini tamamladı.

 

SANATÇILARIN SIRRI NE?

İyi yöneticilerin aynı zamanda iyi birer konuşmacı olması gerektiğini söyleyen Spiker Sevinç Satıroğlu, hitabet ve etkili konuşma sunumunda sanatçıların ve spikerlerin sırrını açıkladı: Güçlü bir diyafram ve iyi bir rezonans. “Uzmanlara göre iyi bir konuşma için konuşmacının yüzü küçük masum bir çocuk ifadesinde olmalı” diyen Satıroğlu topluluk önünde etkili konuşmanın püf noktalarını aktardı: “Ses ve nefes egzersizi yapın. Konuşma yapacağınız salonu görün. Kaç kişiye konuşacağınızı bilin. Konuşmanızı ezberlemeyin, anlatın. Konuşma yapacağınız sahneye çıkarken asla yere bakmadan, karşıya bakarak emin adımlarla çıkın.”

Program kapsamındaki belediyelerde mali yönetim konusu, Yrd. Doç. Dr. Ülkü Arıkboğa tarafından anlatıldı. Arıkboğa, yerel yönetimlere gelir sağlama yöntemlerini detaylı olarak aktardı ve iyi bir gelir yapılanması için esas alınması gereken ilkelerin düşük maliyet, yeterlilik ve esneklik, fayda vergilemesi ve mali özerklik olduğunu belirtti. Gelirlerin birleşimi noktasında ortaya çıkan sorunların giderilmesi için önerilerini sıraladı. “Günümüz koşullarına uygun ve tüm belediye gelirlerini kapsayan yeni bir kanun, belediyelere görevleriyle orantılı yeterli gelir kaynaklarının sağlanması, gelir kaynakları sağlanırken mümkün olduğu ölçüde mali özerkliğin gözetilmesi, genel bütçe vergi gelirlerinden büyükşehir ve ilçe belediyelerine ayrılan pay miktarları nüfus ve görev artışına paralel bir şekilde arttırılması sorunların giderilmesinde etkin rol oynayabilir” ifadesini kullandı.

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muzaffer Koç, “Yerel Yönetimlerde İş Hukuku Uygulamaları” eğitiminde iş hukukunun temel ilkelerini, alt işveren ve asıl işveren kavramlarını detaylıca anlattı ve iş sözleşmesi türlerini, iş sözleşmesinde tarafların borçları ve iş sürelerine ilişkin düzenlemeleri aktardı.

 

RİSK YÖNETİLEBİLİR OLMALI

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, “Yerel Yönetimlerde Afet Yönetimi” eğitiminde “Yerel yönetimlerin afetler için yasal sorumlulukları afet zarar ve risklerini azaltmak, afet ve acil durum planını yapmak, ekip ve donanımları hazırlamak ve halkı eğitmektir. Afet yönetiminin kalbi mevcut risklerin azaltılmasıdır. Bunun için öncelikle afetlerde halka zarar verecek olan yapısal ve yapısal olmayan riskler belirlenir. Afetler ile arama-kurtarma ile baş edebilmek için mutlaka riskin yönetilebilir olması gerekir. Bu nedenle öncelikle mevcut riskler belirlenip azaltılma yoluna gidilmelidir” şeklinde konuştu.

 

KANUNLAR YETERSİZ KALDIĞINDA

Akademide son ders zili Yrd. Doç. Dr. Mustafa Lütfi Şen’in “Yerel Yönetimler ve Etik” eğitimi için çaldı. Şen “Sorumlu yönetim davranışı, kamu görevlilerinin çok sayıda genel kural veya emire bağlı olmasını gerektirmektedir” dedi ve emirleri “Kamu çıkarlarına göre hareket et, politik olarak tarafsız ol, gizli bilgileri açıklama, çalışanların ve vatandaşların kişilik haklarını koru, halka etkili verimli ve dürüst hizmet sun, çıkar çatışmalarından kaçın, sorumlu ol” şeklinde sıraladı. Kamu yönetiminde karşılaşılan ikilemlerin çözümünde salt yasalara uymak ve tarafsız davranmanın yeterli olmadığı durumlara dikkat çeken Şen “Yasal boşlukların bulunduğu ‘gri alanlar’da, karşılaşılan ikilemlerin çözümünde yardımcı olacak etik ilke ve standartlar, en az yasalar kadar önemli hale gelmektedir” diyerek sözlerine son verdi.

Mevzuat konusundaki bilgi birikimini artırmak dışında belediye çalışanlarının disiplinler arası bir yaklaşımla vizyonlarını da genişletmeyi hedefleyen ve dört hafta süren eğitimlerin sonunda Yerel Yönetim Akademisi katılımcıları sertifika almaya hak kazandılar. 

 

Görsel Galeri