matrakci-nasuh-onemli-bir-kisi-alelade-biriymis-gibi-islendi

'MATRAKÇI NASUH ÖNEMLİ BİR KİŞİ, ALELADE BİRİYMİŞ GİBİ İŞLENDİ'

11.04.2017

Marmara Belediyeler Birliği’nin Şehir Konuşmaları serisinin ilk konuğu sanat tarihçisi Prof. Dr. Nurhan Atasoy oldu. "Matrakçı Nasuh'un Gözüyle 16. Yüzyılda İstanbul" konulu konferansta Atasoy, Matrakçı Nasuh'un TV dizisine konu edilmesi hakkında, "Matrakçı Nasuh çok önemli ve dünya çapında bir kişi. Alelade bir kişiymiş gibi işlendi” dedi.

 “KASITLI BİR ŞEKİLDE SEMBOLİK DAVRANIYORUZ”

 Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekreteri M. Cemil Arslan, Nurhan Atasoy’u takdim etmeden önce Şehir Konuşmalarına ilişkin yaptığı konuşmada, "Uzun sürmesini temenni ettiğimiz Şehir Konuşmalarının startını vermenin heyecanı içindeyiz. Biz kasıtlı bir şekilde sembolik davranıyoruz. Mesela mimarlık ile ilgili çalışmaları Bilge Mimar Turgut Cansever Sempozyumu ile başlatarak kentteki yapılaşmaya ilişkin eleştirel bakışımızı vurgulamak istedik. İlk kongremizi I. Uluslararası Çocukların Şehri Kongresi ile yaptık. Biz çocuklar için tasarladığımız dünyayı, şehri aslında iyi bir şekilde kurmayı başaramadığımızı vurgulamak ve bundan sonra çocuklara, gelecek nesillere inisiyatif tanımak gerektiğini vurguladık. Şimdi de Şehir Konuşmalarımızı şehre ilişkin eleştirel bir bakış açısı geliştirmek için başlatıyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Marmara Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen "Matrakçı Nasuh'un Gözüyle 16. Yüzyılda İstanbul" konulu konferansa katılan Atasoy, kitabını da kaleme aldığı ünlü minyatür sanatçısı Matrakçı Nasuh'u anlattı. Sanatçının minyatürleriyle İstanbul Topkapı Sarayı ve Haliç'te bulunan tarihi eserlere ilişkin bilgi veren Atasoy, Matrakçı Nasuh'un silahşor, tarihçi, matematikçi, nakkaş ve hattat olduğunu kaydetti.

 

Sanat tarihçisi Prof. Dr. Nurhan Atasoy, 16. yüzyılda yaşayan minyatür sanatçısı Matrakçı Nasuh'un bir televizyon dizisinde alelade bir kişiymiş gibi yansıtıldığını belirterek, "Bu kurgu idi. O kadar ciddiye alınmamalı fakat adeta beni yaraladı." dedi.

 

Muhteşem Yüzyıl adlı televizyon dizisinde Matrakçı'nın anlatıldığını ifade eden Atasoy, "Matrakçı Nasuh çok önemli ve dünya çapında bir kişi. Hiç bu tarafına vurgu yapılmadı. Alelade bir kişiymiş gibi işlendi. Bu kurgu idi. O kadar ciddiye alınmamalı fakat adeta beni yaraladı. Matrakçı Nasuh, çok yönlü bir insan. Aynı yüzyılda yaşamış olan İtalyanlar, Matrakçı Nasuh gibi sanatçılara Rönesans adamı diyorlar. Rönesans tipi insan. Çünkü çok çeşitli yönde üstün başarılar kazanmış bir insan. Matrakçı Nasuh hem yazar, hem hattat hem ressam hem silahşor hem matematikçi... Çok üstün vasıfları olan bir kişi." diye konuştu.

 

Atasoy, Matrakçı Nasuh'un, 1534 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın İran üzerinden Irak'a kadar yaptığı askeri sefer sırasında Osmanlı ordusunun konakladığı menzilleri resmettiği eseriyle ilgili bilgi verdi. Prof. Dr. Atasoy, Nasuh'un aynı zamanda matrak oyununun mucidi olduğunu vurguladı.

 

“ESERLERİNDE SONSUZ GÖRÜŞ NOKTASI VAR”

 Matrakçı’nın eserlerinde anlatım tarzının kendine özel bir yapısı olduğunu belirten Prof. Dr Nurhan Atasoy, "Biz resimlere şartlanmış olarak bakıyoruz. Bu şartlanmada biz Batı resmine bakar gibi bakıyoruz. Batı resminde bir bakış noktası vardır. Bu minyatürlerde tek görüş noktası yok; sonsuz derecede görüş noktaları var. Her eleman için ayrı bir görüş noktası var. Burada modern resim gibi istediği gibi yan yana getirebildiği için her şeyi istediği şekilde istediği gibi güzel gösterebiliyor. Resmi Batı kurallarına göre yapsaydı, bunları böyle gösteremezdi. İbrahim Paşa Sarayı’nı incelerken resimleri bölüp parça parça yaptım. Onun da parça parça yapıp sonradan yan yana getirdiğini gördüm” dedi.

 

“GENÇLERDEN İSTEĞİM; ESERİN BİR YANINDAN TUTUP DERİNLEMESİNE ÇALIŞMALARI”

 Araştırmaları sırasında tarihi birçok eserin orijinal halinin değiştirilmiş olduğunu fark ettiğini sözlerine ekleyen Atasoy, "Anlatmak istemiyorum ama çok önemli konular var. Mesela İbrahim Paşa Sarayı’nda birinci avluya bakan yan duvarı ben çalıştığım sırada pencereli bir duvardı. Halbuki Matrakçı'nın minyatüründe kırmızı direkler var. Ben restoratör arkadaşıma dedim ki; bu duvar sonradan yapılmış, bu duvarı aç içinde kırmızı direkler bulacaksın. Açtı ve bu kırmızı direkler çıktı. İnanılmaz bir şey, benim sevincimi görecektiniz. Annem çok şaşırırdı bana. Neden bu kadar sevindiğime anlam veremezdi. Benim marifetim Matrakçı'nın dilini okumaktı. Matrakçı küçücük bir minyatürde müthiş şeyler yaptı. Gençlerden isteğim; eserin bir yanından tutup derinlemesine çalışmanız. Ben bir merak uyandırmak istiyorum, her şeyi anlatmak mümkün değil” diye konuştu.

 

 

 

Görsel Galeri