akilli-belediyecilik-zirvesi-sehrin-tum-paydaslarini-bulusturdu

AKILLI BELEDİYECİLİK ZİRVESİ, ŞEHRİN TÜM PAYDAŞLARINI BULUŞTURDU

11.04.2017

Marmara Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen Akıllı Belediyecilik Zirvesi’nde şehirlerin teknolojiye ve güncel gelişmelere uyum sağlamak için ihtiyaç duydukları çözümler ve geliştirdikleri projeler konuşuldu. Yerel yönetimlerin ve özel sektörün temsilcilerinin bir araya geldiği ve 16 oturumdan oluşan etkinlik Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.

Marmara Belediyeler Birliği (MBB) tarafından Bursa Merinos AKKM’de 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen zirvede 16 oturumda akıllı belediyecilik, akıllı belediyecilikte bilişim, kardeş belediyecilik, belediye vatandaş ilişkilerinde teknolojinin rolü ve siber güvenlik gibi temel konular ele alındı.

Zirve MBB Genel Sekreteri M. Cemil Arslan, zirvenin destekçilerinden BALKANTÜRKSİAD Başkanı Aytuğ Onur, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanı Murat Gürbüz, Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başladı.

 

“Bilginin sahibi olmak yetmez”

MBB Genel Sekreteri M. Cemil Arslan, “Son yıllarda ülkeler arasındaki rekabet kendisini şehirler arasındaki rekabete bırakmış ve bu gelişim ‘’akıllı şehirler’’ kavramını ortaya çıkararak, uluslararası alanda belediyeler arasında yeni bir rekabet ölçüsü yaratmıştır.  Akıllı belediyecilik, teknolojik buluşlardan ve gelişmelerden yararlanarak, daha düzenli ve sistemli işleyen, doğal yapıyı ve akışı koruyacak şehirler üretebilmek temeli üzerinde şekillenmiştir. Artık bilginin sahibi olmak yetmez. Bu bilginin anlamlı bir şekilde biçimlendirilmesi ve entegre edilmesi ayrıca, bilişim teknolojilerinin fırsatlarla beraber ortaya çıkardığı tehditlerin de iyi yönetilmesi gerekir. Bunun için de gelişen teknolojiyle paralel olarak etkili yöntemler arayışı içindeyiz. Belediyeler, an be an gelişen bu teknolojik süreçte, gelişime ayak uydurmak ve dönüşümlerini gerçekleştirmek zorundadırlar.” şeklinde konuştu.

 

“İnsan faktörü ihmal edilmemeli”

Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, modern şehir yaşamının her geçen gün milyonlar için daha cazip hale geldiğini ve şehirler çekim merkezleri olduğunu söyledi. Bugün itibariyle dünya nüfusunun yüzde 54’ünün kent yaşamını tercih ettiğini ve 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 75´inin şehirlerde yaşayacağının tahmin edildiğini belirten Başkan Altepe, “Bugün geldiğimiz noktada şehir yönetimlerinin sorumlulukları, cevaplaması gereken sorular, çözmesi gereken sorunlar da bu nüfusla birlikte artıyor. Daha iyi, daha kaliteli bir şehir yaşamı ‘akıllı şehir’ kavramıyla birçok noktada kesişiyor. Bu kavram şehirlerin tüm o karmaşası, sorunları arasında çözüm ağlarıyla parlıyor. Akıllı şehirler, ancak akıllı belediyecilik hizmetleri ile hayata geçebilecek projelerdir. Akıllı bir şehir, şehre dair ve küresel sorunlara hızlı bir şekilde yanıt vermelidir. Ulaşımı, enerjiyi, sağlık hizmetlerini ve atıkları dijital teknolojilerden istifade ederek yönetmeliyiz. Bu hizmetleri sürdürebilir ve verimli bir şekilde sunmalıyız” dedi.

Tüm bu hizmetler üretilirken, insan faktörü asla ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Başkan Altepe, hizmetin kim için üretildiğinin unutulmamasına değindi. Altepe sözlerine şöyle devam etti: “Biz Marmara Belediyeler Birliği olarak belediyecilikte yeni teknolojilerin kullanımını desteklemeye 2. Akıllı Belediyecilik Zirvesi ile devam ediyoruz. Dünya değişiyor, değişen dünyayla birlikte teknoloji de müthiş bir hızla gelişiyor. Hızı gittikçe artan teknolojik gelişmelere ve uygulamalara uyum sağlamak için çalışıyoruz. Bu çalışmalarda özel sektörü çözüm ortağı olarak görüyoruz. Akıllı Belediyecilik Zirvesi’nde yurt dışında teknolojinin desteğiyle inovatif hizmetler sunan belediyeler de aramızda. Bu vesileyle balkanlardan, kardeş topraklarımızdan gelen Evlad-I Fatihan’a da hoş geldiniz diyorum. Bu tür buluşmalar karşılıklı ilişkileri ve şehirleri geliştiriyor. Akıllı belediyecilik zirvesi ile başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere, ülkemizdeki tüm belediyelere, kamusal hizmet üretirken teknolojinin akıllı kullanımı ile fark yaratacakları hizmetleri buluşturacağımız bir platform olmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

 

Müezzinoğlu: “Yerel yönetimlerin sorumlulukları büyük”

Müezzinoğlu zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, yerel yönetimlerin, sağlığın en önemli ayağı olduğunu söyledi. Birey ve toplum sağlığının, sağlıklı sokak, alt yapı, ulaşım ve iletişimle doğru orantılı olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yerel yönetimlerin çok önemli sorumlulukları var. Sokağınızda, mahallenizde, şehrinizde yaşayan engelli sayısını, yaş gruplarını, düzey ve çeşidini, yaşlı kitlenin ekonomik ve sosyal durumunun ne olduğunu, hangi yaşta kaç çocuğumuz bulunduğunu, yaş gruplarına göre hastalık yükünü, yerel yönetimlerimiz, bu bilgi sistemi, akıllı belediyecilikle belirliyor ve en güçlü partnerimiz haline geliyor. Yerel yönetimler, inanıyorum ki gelecekte hem kendi sorumluluklarının gereği hizmetleri en iyi şekilde yerine getirirken diğer taraftan bizim, bireyleri, aileleri ve toplumu sağlıklı bir şekilde geleceğe taşımamıza katkı sağlayacak."

BALKANTÜRKSİAD Başkanı Aytuğ Onur da Balkan ülkeleriyle ilişkilerin sürdürebilir hale getirilmesi adına çalışmalarına devam ettiklerini kaydetti. Murat Gürbüz de 155 ülkede yaşayan 6 milyondan fazla vatandaşa yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, kurumun faaliyetleri hakkında bilgiler verdi.

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanı Murat Gürbüz de 155 ülkede yaşayan 6 milyondan fazla vatandaşa yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, kurumun faaliyetleri hakkında bilgiler verdi.

Konuşmaların ardından zirve “Akıllı Belediyecilik” adlı oturum ile devam etti. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Recep Altepe, Cemil Arslan ve Aytuğ Onur ile birlikte Akıllı Belediyecilik Zirvesi selfiesi çekti.

 

16 Oturumda Akıllı Belediyecilik

Zirve süresince başta ilk oturumda olmak üzere akıllı şehir ve akıllı belediyecilik kavramları tanımlandı. Sonrasında alanında yetkin isimler akıllı belediyecilik kavramı çerçevesinde etkin afet yönetimini, belediye - vatandaş ilişkilerini, bilişim altyapısını, veri merkezleri ve yönetimini, 2023 vizyonu çerçevesinde akıllı ulaşım sistemlerini, medya yönetimini, altyapı yönetimi ve kazısız teknolojileri, kalite yönetimini, dijital belediyeyi, belediyecilikte finansman fırsatlarını, şebeke yönetimi ve güvenliğini, belediye - üniversite işbirliğini, trafik güvenliğini, ,siber güvenliği,  çevre ve enerji yönetimini konuştular.

“Akıllı Şehir, Akıllı Belediyecilik Nedir?” konulu ilk oturumda sunum yapan MBB Encümen Üyesi Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ülkelerin yönetiminde büyük verinin anlamlı olarak kullanılabilmesi için bilgi toplumuna geçişin gerektiğinin altını çizdi. Sürdürülebilir büyüme ve rekabetin, bilişim teknolojileriyle donatılmış akıllı kentlerde mümkün olduğunu kaydeden Çağırıcı, “Bağcılar Belediyesi olarak, dünyada yaşanan teknolojik dönüşümün farkındayız. Hemşehrilerimizi daha iyi tanıyarak sürdürülebilir iş yönetimi anlayışı ile zamandan ve mekandan bağımsız bir şekilde hizmetlerimizi en pratik şekilde sunmaya gayret ediyoruz.” diye konuştu. 

MBB Encümen Üyesi ve Lüleburgaz Emin Halebak ise belediyecilikte tüm değişkenlerin değişmeyen bir noktaya bağlanmasının önemine dikkat çekti. İnsanların mutlu ve motive olabilmek için güç, ilişki ve başarıya ihtiyaç duyduklarının ve yaşadıkları şehrin onlara bu olanakları sunması gerektiğinin altını çizdi.

 

Japon Profesör: “Risklerin Azaltılması Önemli”

Zirvenin en dikkat çekici oturumlarından biri de “‘Akıllı belediyecilikte Etkin Afet Yönetimi’ idi. Türkiye ve Japonya İşbirliğinde Marmara Bölgesi’nde Deprem ve Afet Riskinin Azaltılması Projesi’nin (SATREPS) başında bulunun Nagoya Üniversitesi Afet Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yoshiyuki Kaneda da bu oturumda konuştu.

Zirve öncesi gazetecilere açıklamalarda bulunan Kaneda, şunları kaydetti: “Öncelikle Türkiye ile Japonya’nın ortak çabaları olduğunu ve benzeri kaderleri paylaştığını söylemek gerekir. 1999’da Türkiye’de deprem olmuştu, o zaman Japonya yardım elini uzatmıştı. 2011’de Japonya’da yaşanılan afette benzeri yardım bu sefer Türkiye tarafından gerçekleşti. Bu anlamda bakınca ülkemizde yaşanılan afetle ilgili tsunami riskinin azaltılması oldukça önemli. Öngörü ya da tahmin süreci var. Kastettiğimiz; ‘Şu gün, şu saatte deprem veya afet gerçekleşecek’ diye tahmin çok zor. Genel olarak belki birkaç yıl içerisinde belirli bir bölgede oluşacak bazı durumları öngörebiliyoruz. Muhtemel deprem anında binaların tahliye edilmesi için planların yapılması, binaların kayıtlarının alınması önemli.”